Google+ Followers

30 Mart 2013 Cumartesi

Yerli Malı Misa: Bir Aşk Hikayesi

Cin bloggerlar çoktan farketmişlerdir zaten.Benim de farketmemi iş yerinde ki, Kore sevdamdan haberdar bir  arkadaş sağladı.Malum tv izlemeyen benin dünyadan haberi yok! Özellikle Fox'un dizileri bana hiiiç hitap etmez.Kanal listem de bayaa sonlardadır kendisi.Fox, Kore sevdamızdan haberdar olmuş olsa gerek, Misa'nın Türk versiyonunu yapmış, adını da "Bir Aşk Hikayesi " koymuş. Akibeti ne olur bilmem.Reytingler ne olur?Sonuna kadar saçmalamadan gelebilirler mi? Oyunculara şöyle bir baktım da özellikle mi kumral, renkli gözlü oyuncu kullanmışlar anlamadım.Aynı tadı vereceğini hiiiiç beklemesem de bu hafta bir göz atmayı düşünüyorum.İzlemek isteyenler için salı saat 20.30'da fox tv'yi açmanız yeterli.(reklam gibi oldu)





                                                                               ******

Bu kardeşlere bayılıyorum, bu aralar favorim...Büyüyünce Kore'nin Popstarı olacaklar :)



8 Mart 2013 Cuma

Flower Boy Next Door



Evini dünyası haline getirip dışarı adımını atmayan bir kız ve komşuları arasında geçen sıcak bir hikaye.Kızın sıcak olduğu felan yok tabi, asıl sıcak olan komşular :)
Dizi de bi F4 daha yaratma çabası söz konusu olsa da aman aman bi 4'lü bulunamamış maalesef.Bu dörtlü biraz toplama olmuş.Ek kontenjandan 5'e çıkarmaya çabalasalar da cık :)


Park Shin Hye kendi halinde evinden çıkmayan bir editörü canlandırıyor.Hayat ona çok acımasız davranmış, o da kendini eve hapsetmiş.Bu  "acımasız davranma" kısmına daha sonra tekrar değineceğim.Ama bu kız da da nasıl bir aura varsa artık; You Are Beautiful da kendisine hep beraber gıcık olmuştuk.Kendisini pek güzel bulmam, vasat bir kız bence.Malum dizide de gökte uçan erkek karga bilem aşık olmuştu kıza.Burda da aynı durum söz konusu.Yalnız 401 numara 10 kaplan gücün de olduğundan artık dur diyorum kendisine.






Yoon Shi Yoon nam-ı değer Enrique beni koreli sevimli erkek tipinden resmen soğuttu.Onu öyle ağzı burnu büzüşmüş, salak salak şebeklikler yaparken gördükçe midem kalktı resmen.Bir kere hiiç uyumlu bir çift olmadılar Go Dok Mi(Park Shin Hye)'le.Şu tipe bak ya, kız gitti buna aşık oldu resmen peh!









Bu kadar laftan sonra tabi ki tahmin etmişsinizdir gözdemi :)  Kim Ji Hoon nam-ı değer 401 numara.Kendisin en iyi ikinci erkekler top listemde I Need Romance 2012'de ki Kim Ji Suk'u tahtından iki numaraya indirip, birincilik koltuğuna oturdu.(Kusura bakma Kim ji Suk'cum, Kim ji Hoon tam 3 yıl kıza aşık, söyleyemeden beklemiş.Tabi ki o hak ediyor)Nedir bu Kim'lerin başına gelen? Bu Kore stili senaryolara sinir olmaya başladım, hep iyi erkekler reddediliyor yahu!







Ama dizide ki diğer bir gözdem tabi ki webtoon editörü Kim Seul Gi.Bu kıza bayıldım.Onu izlerken kendimi gördüm sanırım.Sürekli çalışan,bağırarak konuşan, iş yerinde yemek yiyen, sandalyesinde uyuyan bi tip.Sanırım bir evi yoktu :D Gözlerinin altında ki mor halkalarsa onu daha bi sevmeme neden oldu.Çok komik bir tipti.Hele Kim Ji Hoon'un onu yalnızlıktan kurtarmak için verdiği tüyolar, kızcağızın da not alması koptuğum andı.Neydi o maddeler;

1- Alçak sesle konuş ki insanlar sesini duyabilmek için sana yaklaşabilsin
2-Saçını yıka ki çok dağınık görünme, insanlar sana yaklaşınca çiçek gibi güzel kokarsın!
3-Üçüncü var mıydı emin değilim...Ben yaşlı bir kadınım bu kadarının bile aklımda kalması mucize.


Ne demek istediğimi pekiştirmek için buyrun efem.Bu video herşeyi anlatacaktır sanırım



Aaa bir de Enrigue'nin ilk aşkından bahsetmeden geçemeyeceğim.Aman aman bir rol değildi.Her zaman ki yapışkan kız tipiydi ama çok güzel bir kızdı yahu.İlk kez izledim ve umarım yakında bir başrolü olur  da doya doya izleriz.


   
  Ama ama  ama ne olmadı?


  • Kore de şu abartma olayı var ya ne olacak bilmiyorum.Enrique ilk oyununu 10 yaşında yazmış, çok zeki yakışıklı mükemmel biri .Bööğğğğğğ midem kalktı.Bıktık artık bu başrollerden.
  • 401 beyefendi aslen zengin bir şirket sahibinin kayıp oğlu.Hayalleri için paradan vazgeçip, orta direk bir hayatı seçmiş.Malum esas kızı seven herkes mükemmel olmalı.Tekrar bi böööğğğğğğğğğğğğğ!
  • Go Dok Mi nin uyduruk dramı.Hadi ama hakikaten uyduruktu.Bekliyorum kız kendini eve niye kapattı diye, öyle bir sebep çıktı ki inanamadım.Sebebi öğrendiğimde hala asıl bir neden vardır canım, bu değildir diye bekliyordum ama umduğum olmadı.Neydi o kendini hapsetmesinin nedeni?Anne babasının ayrılması - bunu anladım yine biraz biraz - ve lisede aşık olduğu öğretmeniyle dedikodularının yayılması - bu ne ya şimdi?- Bu kısmı biraz zayıf olmuş, insan daha bir dram bekliyor.Ne dramlar gördük bu biraz çerez kaldı yani.
  • Tamam kızı asosyal, nevrotik bir tip yaptınız ama o tutumluluk olayı da neydi?Doğalgazı açmayın, montlarınızla oturun, yatarken sıcak su dolu şişeler kullanın, ısınmanıza yardımcı olur.Aman sabah su soğuyunca sakın atmayın.Dişlerinizi fırçalar, kalanıyla da tuvalete gidersiniz.Töbe töbe, yok artık daha neler.Uygulayacam bu ay bakalım fatura ne kadar gelecek :D


İşin özü ben tvN dizilerinin severim,  daha bi samimi gelir bana.Özellikle bölüm süreleri kısa olması ayrı bir güzellik benim için.Şimdiye kadar izlediğim tvN dizileri arasında en vasatı buydu.Aman hakkını yemiş olmayayım.Biraz Bizimkiler tadı da bırakmıyor değil damakta.İzlemek isteyenler için şimdiden iyi seyirler...  :)










































F5 :)

2 Mart 2013 Cumartesi

MİM : 10+1




Nasılsa ömrüm yetmez diyerek, gelecek yüzyıl yazarım diye ertelediğim bir mimim vardı benim.İşin özü bu mim sayesinde bloga uğrama hevesim kırıldı, bi şey yazıyım diyorum önce mimi yazmalıyım diye zorluyorum kendimi.(Ne alakaysa!)Arkadaşlar ilan ediyorum burdan, beni öyle börtü böcekli mimler dışında mimlemeyin :) Bu ne ya?11 soru, 11 gerçek.Allahdan mimlenecek kimse de kalmadı da bir 11 soru hazırlama zahmetinden kurtuldum.Tembelim işte napim :)

Şimdi asiruhun hazırladığı sorularla başlayalım,

1- Sadece içine dahil olmadan tv izler gibi izleme şansın olsa geleceğe mi yoksa geçmişe mi birkaç günlüğüne gitmek isterdin ?

Geçmiş, geçmiştir aslında ama geleceğe gidecek kadar cesur değilim maalesef.Çocukluğuma gidip etrafı şöyle bir kolaçan ederdim sanırım.


2-Çok sevdiğin bir yerde yalnız tatil yapmak mı yoksa bulunmaktan hoşlanmadığın bir yerde sevdiğin kişilerle olmak mı?

Nasıl bir kafa, nasıl bir psikoloji ben de kendimi çözemedim ama inanın insan yüzü görmek istemiyorum artık.Yalnızlık istiyorum birazcık!!!

3-Sevmek mi sevilmek mi önemli sence?
 
İkisi de biraz biraz.Şimdi şöyle söyleyim ; ben azcık sevgi açıyımdır.Hep sevilmek daha da sevilmek isterim.Ama şöyle bir gerçek de var ki, ben de sevgimi belli edemeyenlerdenim.İşler tam da bu nokta da hep düğümleniyor.

4-Türk halk müziği mi Türk sanat müziği mi ?

Halk müziği.

5-Hangi ülkede yaşamak isterdin?

Avustralya. Koreyi de merak etmiyor değilim tabii, ama yaşamak istemezdim herhalde.

6-Hangi tarz müzikten hoşlanırsın?

Yaw aslında klasik müzik dinlerim.Çok pis de keman çalarım . (Her ne kadar keman kutumun üstünde beş karış toz olsa da!) Popüler neyse onları da dinlerim çoğunlukla.
  
7-En sevdiğin oyun nedir?

Şimdi buraya sek sek felan mı yazacak, yoksa bilgisayar oyunu mu? Ben en son tv'den oynadığımız mario'larda kaldım da o bakımdan :(

8-En çok nasıl eğlenirsin?

Arkadaşlarla kız kıza takıldığımız akşamlar favorimdir.Değmeyin keyfime.İş, eş, çocuk yok.Ooooooo daha ne diyim.Her ne kadar sürekli telefon çaldı, çalacak korkusu yaşasam da acayip eğleniyorum.Bir de dramalar var.Boş vakit bulduğumda hemen bir şeyler izlerim. 

9-Klasik tarz döşenmiş bir ev mi modern tarz döşenmiş bir ev mi?

Modern.

10-Sence en önemli meslek hangisi?

Hepsi.Bütün meslekler birbirini tamamlıyor bence.Öyle özellikle önemsediğim meslek yok.Hepimiz birbirimize muhtacız.

11-Blogunun 200 takipçisi olması senin için çok önemli mi?


Yok beee! Zaten bırak 200'ü bu ivme ve yeteneksizlikle 100'ü görebileceğim şüpheli.Sonuçda çok sık güncelleme yapamıyorum ve yazdıklarım da öyle aman aman film eleştirmeni tarzın da da değil.Öyle kendi çapımda takılıyorum.Ama tabi takipçilerime teşekkürü bir borç bilirim.İyi ki varsınız.Bir gün değerimi bilecekler ve siz ilk ben keşfetmiştim diye hava atabileceksiniz!asdfghjklş çok polyannayım çooook!

                                                                   
                                                                                    ****


Vee hakkımda ki 11 gerçeği yazma kısmına geldim sanırım.

1) Sanırım hakkımda 11 gerçek felan yok.

2) Dağınık ama aynı zamanda düzenliyimdir.( ne demekse?)

3) Artistliklere, hava atmalara hiiiç gelemem daha yeni arkadaşı paraladım bu yüzden

4)İnsanları küçük gören, alay edenler yanıma yaklaşamaz.

5)Sivri dilliyimdir, haksızlığa gelemem.

6)Bu nasıl bir gerçek bilemedim ama, söylediğim şeyi iki kere tekrar ettirenden, ikinci tekrardan sonra da 5 saniye yüzüme bön bön bakıp yalandan anladım denmesinden nefret ediyorum.Kısaca ben leb dedim mi karşımda ki lebi demeli.

7)Çok hızlı konuşurum sanırım 6 numaralı şıkkın doğuş nedeni bu !

8)Olayları çok kafama takarım.Kendi kendime kurup kaldırır, geceden uykusuz kalıp hortlak gibi dolaşırım sonra.Ne gerek varsa?

9)Maalesef ki herkes gibi ben de mükemmel değilim.Olmaya çabalar, Çok düzenli çalışırım, o yüzden kimse yanımda barınamaz.Milletin yaptığı işi de beğenmem her şeyi kendim yaparım.Çoook kötü bir huy.Keşke azcık da  ev de böyle olabilsem.

10)İyi bir anne olmak için çok gayret etsem de, iyi bir ev kadını olmadığım aşikar.Ev işleri bir zulum benim için.Hatice ablaa sen olmasan mahvolurdum heralde saolasın :)Oğlum bile evi düzenli gördüğünde direk "Kim yapmış bunu, Hatice teyze mi?" diyor.Sinir oluyorum bee, ben de düzenliyorum sonuçta dimi...

11)Kafa da 40 tilki dolanınca tutuklukda yapabiliyorum haliyle.Çok yorgun olduğum zamanlar isimleri hep karıştırır, genelde de hatırlamam.İsim özürlüyümdür kısaca.Birinin isminin  hafızamda tam oturması için 5-10 karşılaşma, bir araya gelme şart!

Oyyy bitti sanırım.Sırtımdan bir yük kalktı desem yeridir.Bu mimi yazmayan kalmadığı için ne kadar mutluyum anlatamam.Kimsecikler mimlenmeden huzurlarınızdan çekiliyorum.Kalın sağlıcakla...