Google+ Followers

2 Mart 2013 Cumartesi

MİM : 10+1




Nasılsa ömrüm yetmez diyerek, gelecek yüzyıl yazarım diye ertelediğim bir mimim vardı benim.İşin özü bu mim sayesinde bloga uğrama hevesim kırıldı, bi şey yazıyım diyorum önce mimi yazmalıyım diye zorluyorum kendimi.(Ne alakaysa!)Arkadaşlar ilan ediyorum burdan, beni öyle börtü böcekli mimler dışında mimlemeyin :) Bu ne ya?11 soru, 11 gerçek.Allahdan mimlenecek kimse de kalmadı da bir 11 soru hazırlama zahmetinden kurtuldum.Tembelim işte napim :)

Şimdi asiruhun hazırladığı sorularla başlayalım,

1- Sadece içine dahil olmadan tv izler gibi izleme şansın olsa geleceğe mi yoksa geçmişe mi birkaç günlüğüne gitmek isterdin ?

Geçmiş, geçmiştir aslında ama geleceğe gidecek kadar cesur değilim maalesef.Çocukluğuma gidip etrafı şöyle bir kolaçan ederdim sanırım.


2-Çok sevdiğin bir yerde yalnız tatil yapmak mı yoksa bulunmaktan hoşlanmadığın bir yerde sevdiğin kişilerle olmak mı?

Nasıl bir kafa, nasıl bir psikoloji ben de kendimi çözemedim ama inanın insan yüzü görmek istemiyorum artık.Yalnızlık istiyorum birazcık!!!

3-Sevmek mi sevilmek mi önemli sence?
 
İkisi de biraz biraz.Şimdi şöyle söyleyim ; ben azcık sevgi açıyımdır.Hep sevilmek daha da sevilmek isterim.Ama şöyle bir gerçek de var ki, ben de sevgimi belli edemeyenlerdenim.İşler tam da bu nokta da hep düğümleniyor.

4-Türk halk müziği mi Türk sanat müziği mi ?

Halk müziği.

5-Hangi ülkede yaşamak isterdin?

Avustralya. Koreyi de merak etmiyor değilim tabii, ama yaşamak istemezdim herhalde.

6-Hangi tarz müzikten hoşlanırsın?

Yaw aslında klasik müzik dinlerim.Çok pis de keman çalarım . (Her ne kadar keman kutumun üstünde beş karış toz olsa da!) Popüler neyse onları da dinlerim çoğunlukla.
  
7-En sevdiğin oyun nedir?

Şimdi buraya sek sek felan mı yazacak, yoksa bilgisayar oyunu mu? Ben en son tv'den oynadığımız mario'larda kaldım da o bakımdan :(

8-En çok nasıl eğlenirsin?

Arkadaşlarla kız kıza takıldığımız akşamlar favorimdir.Değmeyin keyfime.İş, eş, çocuk yok.Ooooooo daha ne diyim.Her ne kadar sürekli telefon çaldı, çalacak korkusu yaşasam da acayip eğleniyorum.Bir de dramalar var.Boş vakit bulduğumda hemen bir şeyler izlerim. 

9-Klasik tarz döşenmiş bir ev mi modern tarz döşenmiş bir ev mi?

Modern.

10-Sence en önemli meslek hangisi?

Hepsi.Bütün meslekler birbirini tamamlıyor bence.Öyle özellikle önemsediğim meslek yok.Hepimiz birbirimize muhtacız.

11-Blogunun 200 takipçisi olması senin için çok önemli mi?


Yok beee! Zaten bırak 200'ü bu ivme ve yeteneksizlikle 100'ü görebileceğim şüpheli.Sonuçda çok sık güncelleme yapamıyorum ve yazdıklarım da öyle aman aman film eleştirmeni tarzın da da değil.Öyle kendi çapımda takılıyorum.Ama tabi takipçilerime teşekkürü bir borç bilirim.İyi ki varsınız.Bir gün değerimi bilecekler ve siz ilk ben keşfetmiştim diye hava atabileceksiniz!asdfghjklş çok polyannayım çooook!

                                                                   
                                                                                    ****


Vee hakkımda ki 11 gerçeği yazma kısmına geldim sanırım.

1) Sanırım hakkımda 11 gerçek felan yok.

2) Dağınık ama aynı zamanda düzenliyimdir.( ne demekse?)

3) Artistliklere, hava atmalara hiiiç gelemem daha yeni arkadaşı paraladım bu yüzden

4)İnsanları küçük gören, alay edenler yanıma yaklaşamaz.

5)Sivri dilliyimdir, haksızlığa gelemem.

6)Bu nasıl bir gerçek bilemedim ama, söylediğim şeyi iki kere tekrar ettirenden, ikinci tekrardan sonra da 5 saniye yüzüme bön bön bakıp yalandan anladım denmesinden nefret ediyorum.Kısaca ben leb dedim mi karşımda ki lebi demeli.

7)Çok hızlı konuşurum sanırım 6 numaralı şıkkın doğuş nedeni bu !

8)Olayları çok kafama takarım.Kendi kendime kurup kaldırır, geceden uykusuz kalıp hortlak gibi dolaşırım sonra.Ne gerek varsa?

9)Maalesef ki herkes gibi ben de mükemmel değilim.Olmaya çabalar, Çok düzenli çalışırım, o yüzden kimse yanımda barınamaz.Milletin yaptığı işi de beğenmem her şeyi kendim yaparım.Çoook kötü bir huy.Keşke azcık da  ev de böyle olabilsem.

10)İyi bir anne olmak için çok gayret etsem de, iyi bir ev kadını olmadığım aşikar.Ev işleri bir zulum benim için.Hatice ablaa sen olmasan mahvolurdum heralde saolasın :)Oğlum bile evi düzenli gördüğünde direk "Kim yapmış bunu, Hatice teyze mi?" diyor.Sinir oluyorum bee, ben de düzenliyorum sonuçta dimi...

11)Kafa da 40 tilki dolanınca tutuklukda yapabiliyorum haliyle.Çok yorgun olduğum zamanlar isimleri hep karıştırır, genelde de hatırlamam.İsim özürlüyümdür kısaca.Birinin isminin  hafızamda tam oturması için 5-10 karşılaşma, bir araya gelme şart!

Oyyy bitti sanırım.Sırtımdan bir yük kalktı desem yeridir.Bu mimi yazmayan kalmadığı için ne kadar mutluyum anlatamam.Kimsecikler mimlenmeden huzurlarınızdan çekiliyorum.Kalın sağlıcakla...


6 yorum:

gülce gül dedi ki...

sizi ilk ben keşfettim =)

Deniz dedi ki...

Canımsın gülce, aynen devam.Popüler olduğumda adından sıkça bahsedecem :D

hanife dedi ki...

Bende keşfettim izlemeye aldım bu arada bende isim özürlüsüyüm cevapların çok hoş çok samimi mutlu hafta sonu dilerim..

Deniz dedi ki...

Vay be doğrucu davutluğum işe yaradı, beni anlayan birilerini buldum resmen.Teşekkürler Hanife, yine beklerim...

Asiruh dedi ki...

yazma zorunluluğu yoktu ki mimin sonunda da belirttim neden kendini zorladın... ben de zorlandığım için yazarken gözü korkanları hoş gördüm.. hadi iyisin en zor kısmı soru hazırlamaktı benim için çünkü:)

Deniz dedi ki...

Yoktu da, ben taktım ya kafaya, yazacam dedim bir kere nasıl yazamam?Söz ağızdan bir kere çıkar bizde :)
He vallahi şanslıyım bir de soru hazırladığımı düşünsene, sabahlardım artık.Ama yazdıkça korktuğum kadar olmadığını anladım, teşekkürler tekrar .... ^^