Google+ Followers

31 Ekim 2012 Çarşamba

Arang And The Magistrate


                     

An itibarıyla bitirmiş olduğum, bir gazla yazayım bari dediğim nadide dizim Arang.Kısa ve net bir giriş cümlesi oldu.Son dönem takip edebildiğim diziler arasında en iyilerindendi bence.Tabi eğer fantastik yapımları seviyor ve Shin Min Ah'a benim gibi bayılıyorsanız....

Konusu

Açıkca söyleyim.Tanıtımlarda fantastik, korku, komedi,romantizm, dönem dizisi yazıyordu.İlk okuduğumda ooo diziye gel. Yok mu artıran? Yok, yok dizide diye dalga geçiyordum.Şuan gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki dizi de hakikaten hepsi var.

Nasıl öldüğünden bi haber araf da dolaşan genç kızımız Arang, katilini aramaktadır ve ruh olduğu için onu yalnızca yargıç görebilmektedir.Peki neden yalnızca yargıca görülebiliyor? Bu ikilinin başlarına ne gelecek? Sır :) Sıfır spoiler de bu olsa gerek  ;)

                                                                       ***

*Cast kesinlikle çok iyi belirlenmiş bence.Kimse, hiç bir yerde sırıtmıyordu.Oyunculukta gözümü tırmalayan aman be şunu da yapma dediğim pek birşey yoktu.Özellikle yargıcın  annesini canlandıran Kang Moon Young'a  10 puan veriyorum.

*Konu ilk başta klişe gelmişti.Ne bilim beraber katili arayacak, aşık olacaklar, sonunda da öbür dünyada buluşurlar herhalde diye uyduruk bir son bulmuştum kendimce.Tabi ki de öyle olmadı.Bu noktada hayal gücümün ne kadar berbat olduğu, ve senarist arkadaşın yeteneği tokat gibi yüzüme çarptı.Hayır, senaristin yetenekli olması gayet normal de, ne olacak benim bu halim bilmem.Hiç ışık yok :)

    *Kıskanç ergen bloggerlar tarafından pek sevilmeyen, benimse aksine pek sevimli bulduğum Shin Min Ah yine beni şaşırtmadı.Bütün sevimliliğiyle, ilk bölümlerde dağınık saçlarıyla çok güzeldi.Zaten kendisi ya hayalet, ya da tilki oluyor.Ama her haliyle çook tatlı yaa, seviyorum bu kızı.İnsanın kucağına alıp bebek gibi sevesi geliyor, o yanakları mıncırmak vardı.Güzel hatun vesselam.Bir cümle daha yazarsam "asılıyor" olacam kıza.Kendimden şüpheye düştüm yahu o_O



*Yargıç beyimiz (Lee Jun Ki) ise ilk görüşte hemen tanımak pek mümkün değil, en azından benim için.Çünkü kendisini en son My Girl de izlemiştim.Ve üzerinden bayaa geçmişti.Şimdi burda izleyince ufak bi şok atlattım.Bir dirhem et, bin ayıp kapatır.Atalarımız boşuna mı söylemiş.Adam olmuş resmen :) Aslında yazık yaw, daha gözünü açmadan bebeleri atıyorlar ekrana tam yüzü oturunca da, sen eskidin diyorlar.Kim bilir? Yada ben uydurdum şimdi, bilemedim.Geçelim, zira boş konuşmalarıma başladım yine.Ama bakın yaa neymiş ne olmuş.





*Arang'la ilk iletişime geçen şamanı Hwang Bo Ra canlandırıyor.Kendisi büyükbüyük annesinin kitabı sayesinde bilimum fal, ruh çağırma olaylarına giriyor.Aslına bakarsanız, biraz çakma şaman olsa da dizide ki bütün kilit olayları sayesinde aşıyorlar.Biraz deneme yanılma, biraz kitap yardımıyla sonunda gerçek bir şaman oldu çıktı.Oldukça eğlenceli bir karakterdi.Sürekli ruhlarla iletişime geçmeye çalışması , ruhların sadece seslerini duyabilirken, yoğun çabalarıyla görmeye de başlaması.Ama bu sefer de onları duyamaması çok komikti.Ruhlar aleminden büyük büyük büyük annesi ile muhabbetleri pek komikti.

şaman ile yaman 
       

*Yargıcın sağ kolu, yaman yardımcısı, aslen kölesi ama aslında can dostunu ise Kwon Oh Joong canlandırıyordu.Kendisine tek kelimeyle bayıldım.Kendisi ruhlardan çok korkuyor.Gelin görün ki bütün ruhları yargıcın görebildiğini bilmiyor.Şapşal halleri, yargıcı Arang'dan kıskandığı sahneler pek komikti.Neden o? Onda ben de olmayan ne var? soruları sayesinde gülme krizine girdim.Ama sonraları şamanı bulunca yargıcın yakasını bıraktı :)

*Yargıcın annesini ise Kang Moon Young canlandırıyor.Aslında bedenini kötü bir peri kullanıyor.Ama yok böyle bir oyunculuk.Kadın şimdiye kadar gördüğüm en korkunç koreli ajumma.Yer yer karanlıklar içinde gözlerini pörtletince azcık tırsmadım desem yalan olur.Zaten ruhlar falan, kadın bir de dolunayda bir adet saf kız kalbi mideye indiriyor.Allahım ben tırsmıyım da kimler tırssın.Kadın bütün kötülüklerin anası!

   

*Şimdii bu kadın bütün kötülüklerin anası da, yok mu bir yardımcısı? Tabi ki var, genç efendi Joo Wal rolüyle Yun Woo Jin.Kendisi dizinin arada kalmış, iyi mi kötü mü belli olmayan karakter kadrosunu dolduruyor.Hani çok kızarsın, paralamak istersin ama en sonunda öyle birşey olur ki, kızsan mı sevsen mi bilemezsin.İşte o Joo Wal.Kendisi tabiri caizse heykel gibi adam da, aman ağlamasın.Ağzı burnu birbirine giriyor.Dişlek bir adama dönüşüyor, salyalar ayrı, sümükler ağzına girer bir yandan aman aman.İzlemesi sakıncalı.



*Dizinin muhteşem üçlüsünü de unutmamak lazım.Sürekli yargıçtan kurtulma planı yaparken, anlıyorlar ki adamdan kurtuluş yok.Mecburiyetten de olsa yargıcın tarafına geçiyorlar.Ama sürekli tetikte, ürkek halleri çok komikti.

muhteşem üçlü


*Vee veee tanrılar hakikaten çıldırmış olmalı..Sürekli oyun oynayıp yan gelip yattılar.Olmadı yer yer bahse girdiler.Sürekli yaşlı tanrı kaybetti.Zaten kim genç, kim yaşlı  belli değil :) Çünkü efendim bir iddaa sonucu bedenlerini değiştirmişler.Zaten Arang' da "Heeyyy Jade imparatoru" diye diye bol miktarda kulaklarını çınlattı.İşin özü; bu ikiliyi sevdim.Tanrı dediğin tembel olacak yahu :)


 



















*Bu kadar ölümden, tanrıdan ruhlardan bahsedilen dizide Azrail olmaz mı?İşte bütün heybetiyle Azrail ve yardımcıları.




Daha da yazmadığım bir şey kalmadı galiba.Unuttuklarım gücenmesin sakın.Hadi gidip izleyin bakim.

sevimli şey :)





Beyefendi uyuyor, duy da inanma!















Gerçek aşk (!)
***Giriş cümlesinde hemen yazayım diye belirttim dimi.Ben çok büyük yalancıymışım.Bir haftadır taslaklarda beliyordu...

6 yorum:

Mikal Zia dedi ki...

Ben de izledim bunu. sevdim ama sanki tam olmamış gibiydi bu dizi. ne bilem, gerekli herşey var ama bir türlü me gusta olamadım. heybetli bizi dizi olabilecekken -içinde tanrılar, ruhlar, cennet cehennem falan var. bi de şahane oyuncular- oldukça kendi halinde, iddiası olmayan bir iş olmuş çıkmış. hiç beklentim yoktu başlarken ama pişman da değilim izlediğim için bühhüüü. anlatabildim mi ahjdhgdhafha iyice karıştı.

Deniz dedi ki...

Yaw mikal, sana da dizi beğendirmek zor kuzum, çıtan yüksek senin.Napim ben :)

Anladım ben seni, araf etkisinde kalmışsın sen.İyi değildi ama, kötüydü demeye dilin varmıyor asdfgh

Asiruh dedi ki...

ben hala izlicem son 4 bölüm kaldı bilgisayarım bozuldu biraz soğudum diziden tabi ara vermek mi yoksa dizi mi sebep oldu bilmiyorum:P

ayrıca arkadan gerilim müziği verip dırın dırın şöyle bakıp duruyorlar ya ben orada bayılıyorum ama kesinlikle sıkıntıdan:) dizi güzel ama bunlar eksileri bence beni çok çok etkilemedi bu dizi sanki başlarda daha iyiydi:)

yazının hepsini okumadım sonuna dair şeyler vardır diye bakalım sonu tatmin edecek mi:)

Deniz dedi ki...

Kesin bilgisayardandır canım :) tez vakit al yenisini fazla mı bozuluyo ne?Sanki daha önce de bozulmuştu, öyle hatırlıyorum..

O müzik olayına ben de taktım aslında yazmamışım.Dönem dizisi çekiyorsun, dövüş sahnesindesin, arkada rap müzik çalıyo.Ne alaka kardeşim derler adama.

Aslında 16 bölüm yeterdi diziye, 20 fazla olmuş.Ama ben sevdim yaw.Ya da gözümü shin min ah mı boyadı ne? :)

Adsız dedi ki...

Cok guzel yazmissiniz yorumlariniz bile komik;) lee jun ki nin two weeks diye bi dizisi var mükemmel birsey tavsiye ederim tabi izlemediysen adami ilk orda tanidim ben... bu arada blogun cok guzel eline saglik

Adsız dedi ki...

Dizide Yoo Seung Ho'nun replikleri vb.şeyler fazlamı çünkü kendisi benim en sevdiğim oyunculardan eğer fazlaysa onun için başlamayı düşünüyorum da