19 Nisan 2013 Cuma

MİM: Soruyorum, Sooooordum!








Alielle beni mimlediğinde muhtemelen Amerika keşfedilmemiş, biz domatesle tanışmamış belki de Haçlı seferleri daha başlamamıştı.Tamam abarttım ama anlayın işte o kadar önceydi :) Teşekkürlerimi sunup en sevdiğim mim şekli olan soru-cevaplı mimlere bir örnek de ben sunayım efendim ....

1. İlk izlediğiniz Kore dizisi? Dizi hakkındaki yorumunuz?

Hımm, o kadar eskiyi sordun ki düşündüüüm ve:Personel Taste

2) İlk oppanız, ilk unniniz?

 E haliyle Le Min Ho'yu severim.İlk göz ağrımdır kendisi.Her ne kadar kendisine "oppa" diye hitap edemesem de(Çok küçük yahu bunlar ). Unni hımmm Gıl Ra Im'mi severim.

3) Oyunculuğunu beğendiğiniz Koreli aktörler?

Won Bin, vallahi çoğunluk psikolojisi Kore bayılıyor kendisine, ben de bayılayım dedim.So ji Sub, Jun Woo Sung, Jang Dong Gun, Lee Sun Gyun, Gong Yoo.. Bu liste bitmez bu kadar yeter :)

4) Ostsini en beğendiğiniz dizi?
A Love to kill olsa gerek.İzlerken böğüre böğüre ağlatıyordu.Şarkı sözleri felan güzeldi, ya da o zamanlar  toyduk, arkadan biri gak dese yine ağlayacaktık.A bir de You are beatiful'un hakkını yemeyelim, müzikleri güzeldi.

5) İlk izlediğiniz anime? İlk izlediğiniz Kore filmi?

Itazura na kiss   ve emin olmamakla beraber my sassy girl diyorum.

6)En son izlediğiniz kore dizisi?

Flower Boy Rumyun Shop bitirdim.Bu aralar Best Lee Soon Shin'e bakıyorum ama 50 bölüm olduğunu öğrenince soğumadım desem yalan olur.

7)İlk izlediğiniz tarihi dizi?

Şu TRT'de ki saraylı dizilerden biriydi ama adını çıkaramadım şimdi.

8)Tayvan, Japon yapımlarıyla aranız nasıl en sevdiğiniz film ve dizilerden aklınıza gelen?

Pek iyi değil. Az ve öz şeyler izledim diyebilirim.O kadar az ve öz ki aklıma bile gelmiyor, lafı dolandırıyorum şuan :D

9) Ne kadar süredir dizi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz bir dizi?
ooo tek taşla 3 kuş vurma çabaları seziyorum bu soruda :) Şimdiii, sanırım 2 yılı geçti dizi izlemeye başlayalı, kaç tane izlediğimi ben bile bilmiyorum.Ama akılına gelebilecek dizilerin çoğunu izlemişimdir.Tabi ilk başda ki gazla devam edemiyorsun.Dışarda da bir hayat var bırak şu bilgisayarı diyorsun bir noktadan sonra.A gentleman dignity'ı çok sevmiştim, bir de answer to 97 var son dönemlerden.Coffe prens'i  Gong yoo'nun mükemel aşık hallerinden ötürü çok severim. Çok varmış ya!

10) Sıkıldığınız diziler?
Can We Get Married? Valla ben hala bilmiyorum.Evlendi evlenecek derken bıraktım diziyi.Her yerden bir aşık çift fışkırmaya başlamıştı artık.Ben de yeter dedim.Fait'i bitiremedim birde.Nedeni burda.I do I do sıkıcıydı ama direndim, bitirdim :)

11)Hangi dizi karakterlerine tekme tokat dalmak istediniz?
İzlerken hep diyorum aslında, her dizide muhakkak birileri oluyo da, aklıma gelen...Dur, iki başrolü birden pataklamak istediğim yegane dizi Playful kiss.Salak Ha Ni  sana aşığım Son Jo dedikçe yolmak istedim saçlarını, yeter be kızım bu kadar rezillik! Çocuk da odun odun gezindi ya dizi boyunca, seviyo mu dövüyo mu belli değil.O da ayrı bi gıcıktı.Ama yine de güzel diziy di hee(kıyamam)

12) Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?
Ooo o karanlık bir kuyu canım.Bilemedim şimdi.Şu 5 yıl sonra buluşalım, avrupaya okula gidip geliyim kavuşalımlı sonları sevmiyorum.Bezdik artık.

13) Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?
Big Bang'di de hangi şarkıydı orası silik.

14)Sevmediğiniz unni ve oppalar?

Yok valla.Sevilmeyecek aktör mü var Kore'de? Hepsinin maaşallahı var yani.Doktorları desen mükemmel, pek yetenekliler hepsi birer heykeltraş  :) Unnii ye gelince 3 dk dır düşünüyorum bulamadım.Zaten unni diyebileceğim pek kimse de yok :(

15) Korece mi Japonca mı Çince mi?

Korece

Şİmdi ben de nacizane üç beş kişiyi mimleyeyim dimi; çoğalalım arkadaşlar...

Squaw
mikalzia
Asiruh
Mydestiny

Yazarsanız ala...

10 Nisan 2013 Çarşamba

Flower Boy Ramyun Shop


Öğretmen olabilmek için harıl harıl yeterlilik sınavına - bir nevi KPSS- hazırlanan Eun Bi, diğer taraftan askerdeki erkek arkadaşının yolunu gözlemektedir.Bir gün Cha Chi Soo ile gayet absürt bir şekilde karşılaşır ve her şey altüst olur.Askerden dönen sevgilisinin kendisini aldattığını öğrenen Eun Bi,  Chi Soo'nun da kendi erkek arkadaşı olduğu yalanını söyler.Ama gerçeklerden haberi yoktur.Neydi o gerçekler: 80 yılının horoz burcu olarak  hesapladığı Chi Soo'nun yaşının 90'ların horoz yılı olduğu ve stajyer olarak gittiği lise de Cha Chi Soo'nun öğretmeni olacağı.

Yang Eun Bi(Lee Chung Ah) Kendisi hala 80'lerde yaşamaya devam eden, yeni nesil için demode olarak adlandırılabilir bir öğretmen adayı.Hayatta ki tek hedefi sırtını devlete yaslamak!Çok güldüm bu hallerine."Ben de öğretmen olacağım, görücü buluşmalarında hava atabileceğim, devlet bana her ay para ödeyecek." hayalleri arasında ders çalışıyordu garibim.Klasik drama kızlarının aksine güçlü kuvvetli, sıfır narinlik, bol bol kabalık bünyesinde mevcut.Alışıla gelmiş bir biçim de ise güzel olmayan, sıradan bir kız işte...





Cha Chi Soo(Jung  Il Woo) İşte az önce adı geçen liseli olur kendileri.Tipik zengin çocuğu, ukala, kibirli, param var gerisi teferruat havalarında geziniyor kendileri.49 days de ki halleri daha çok hoşuma gitse de, pek şirin bi liseli olmuş.Ama şu göz kırpma olayına girmeseydi daha iyiydi.Beceremiyosun, komik oluyor kuzum.

Bu küçük surat takıntılarını anlamadım gitti baksanıza çocuğun öncesine.Yanacıklar süzülmüş garibim.







Choi Kang Hyuk(Lee Ki Woo) Nam-ı  değer direk.Eun Bi'nin babası ramen dükkanını kendisine bırakmış.Sadece dükkanla kalmamış, kızım da sana emanet diyerek öyle bir gaz vermiş ki çocuğa, ortalıkta karıcım karıcım diye geziyordu kızın peşinde.Her zaman ki tipik mükemmel ikinci erkek işte daha ne anlatayım ki?Anladınız siz onu.Unutmadan tek kusuru her yerde uyuya kalmasıydı.









Bir de bu çiçekleri tamamlayan körpecik, daha açmamış gonca çiçekler Kim Ba wool ve Woo Hyun Woo'yu unutmamak gerek.Bu ikiliye bayıldım.



*Eun Bi'nin KPSS kursunda ki halleri : Sürekli başarmalıyız,sınava son 183. gün  savaşçı tarzı çok güzeldi.Sınıfda ki aşık çifti paralama hayelleri görülmeye değerdi.Bu hallerini görünce bu kurslarda eziyet çekmediğim için şükrettim.Zira bu konu da Kore ile aramızda pek de fark yok!

*Ev arkadaşı, idolü denilebilecek Dong Joo dan aldığı hayat dersleri, erkek tavlama ve ideal öğretmen olabilme tekniklerini sevdim.Nasihatler sonucu Cha Chi Soo'yu puanlama kısmı komikti.Bir düzine estetik ameliyattan sonra ideal kız fiziğine dönüşmüş Dong Joo'nun sürekli kariyer sahibi, mükemmel adamlarla buluşmalara gitmesi,sonun da bir avukatla evlendi evlenecek derken sürpriz bir şekilde ilk aşkıyla kaçması güzeldi.İyi hoştu da nişanlısını bi göremedik o da ayrı bir konu.



* Dizide gerçek bir kötü adamın veya aşıkları ayırmaya çalışan bir cadının olmaması çok güzeldi.Boşuna saç baş yolup efor sarfetme zahmetinden kurtardılar beni.Kötü olarak adlandırabileceğimiz yalnızca esas oğlanımızın babası vardı ki, o bile pek masum geldi bana.Yani nice kötü adamlar görmüş biri olarak bu kadar kusuru affediyorum  :) Yalnız adam 16 bölümün 10'unu banyoda geçirdi.Ooooh değmeyin keyfine ben de olsam çıkmam o jakuziden :)



*Bir de Cha Chi Soo'unun kız arkadaşı adayı, yanında gezdirdiği bir kız vardı.Yüzünden silindir geçmiş düz suratlı gıcık.Hiiç sevmedim, sözde bale yapıyor haspam.Kepcecik kulaklarını da niye yaptırmamış bilemedim.

*Diğer dramalara bol bol gönderme vardı dizide, eğlenceli ve hoş detaylardı.

*Cha Chi Soo' nun aşkın tanısını koyamaması.Doktor doktor gezip bir sonuca varamaması, sürekli "göğsümde şurda bir baskı var.Nedir bilmiyorum" diye oratalıklarda dolaşması çok hoştu.Yazık bebeğim yaa daha çok toy ya napsın bilemiyo tabi.Yerim seni sevimli şey.Onu izlerken oğlum geldi aklıma, anne olunca böyle izleniyo diziler de tabi.Aşık olunca acaba anlayabilecek mi dedim gayrı ihtiyari.Bana anlatınca hemen koyarım teşhisi gerçi.Cha Chi Soo' nun doktorları aşırı teorik yaklaştılar olaya, ben duygularımı katıyorum :D Canım oğlum seni de yeriiiiim ..... :)

*Yeme olaylarının ardından gelelim şu çan meselesine.Eun Bi'nin Cha Chi Soo'ya yaklaştığında çan sesleri duyması çok sevimliydi.Böylece anlıyorduk ki gerçek aşk bu!Değinmeden de geçemeyecem ama Cha Chi Soo da az değildi hani.Sıkıysa da çalmasın o çan.O nasıl öpmektir o.Liseli sorsan haspam.Şimdiye kadar   ki dramalarda gördüğüm en gerçekçi öpücüktü yani.O yanaktan sos yalama olayları felan uuuuu...Serseri seni seniiii bol antremanlı gördüm kendisini.(Not:bu noktada oğlum hiiiiç aklıma gelmedi.Lisede bi kızı böyle öpsün kırarım bacaklarını.Masum yanak öpücüklerine onay veriyorum :))

*Trende Cha Chi Soo'un Eun Bi'yi intihar ediyor zannedip kabız ilacını içmeyi engellemesine çoook güldüm.Kızcaz da bütün dizi boyunca kabızdı canım.Daha önce hiç bu kadar tuvalet sahnesi olan dizi izlememiştim.Aşklarını da, ee haliyle kabızlıklarını da aynı yerde yaşadılar.En sonda elinde tuvalet pompasıyla Cha Chi Soo ya koşması, karşısına çıkan ilk aşkının "Ne o Eun Bi, yoksa beni sevdiğini mi anladın" sözleri üzerine adamın suratını pompalaması koptuğum sahnelerdi.Kahkahalarım boşlukta yankılandı desem yeridir.

*Ba wool ve hyun woo' nun çift vari dosluğunu çok sevdim.Aynı odayı paylaşan narin Hyun woo' nun sürekli bir şeyler örmesi,örgülerini ise arkadaşının üzerinde prova yapması, Ba wool'un ise korkan tedirgin halleri çok komikti.Muhteşem bir ikili olmuşlar.







*Sürekli ramen görmekten insan belli bir noktadan sonra aşerir pozisyonuna düşüyor.Ramen ramen ramen! Bir de küçükken Bizimkilerde böyle olurdum.Sürekli bi sofra faslı olurdu.Diziyi izlerken sürekli acıkırdım.Aynı etki bunda da mevcut efendim.




Dizi bitince "Neden izlememişim ki ben bunu?" dedim kendi kendime.Eğer hala izlemeyen varsa şiddetle tavsiye ediyorum.Dikkat ettiyseniz daha önce hiç bir diziyi böyle önermemiştim.Çünkü çok sevdiğim dizleri yazamıyorum bir türlü.Hep eksik anlatacağım, büyüsü kaçacak gibi gelir bana.Bu diziyle şeytanın bacağını kırmam gerektiğini düşünüp yazayım dedim.Veee TvN sana teşekkürü bir borç bilirim.Her zaman ki gibi beni yanıltmadın :)


***Fotolar alıntıdır, -Jakuzi hariç - :) Tembel blogger iş başında... ^^







"Allah'ım neden ben?Öceki hayatımda ülkeyi mi kurtardım?"




30 Mart 2013 Cumartesi

Yerli Malı Misa: Bir Aşk Hikayesi

Cin bloggerlar çoktan farketmişlerdir zaten.Benim de farketmemi iş yerinde ki, Kore sevdamdan haberdar bir  arkadaş sağladı.Malum tv izlemeyen benin dünyadan haberi yok! Özellikle Fox'un dizileri bana hiiiç hitap etmez.Kanal listem de bayaa sonlardadır kendisi.Fox, Kore sevdamızdan haberdar olmuş olsa gerek, Misa'nın Türk versiyonunu yapmış, adını da "Bir Aşk Hikayesi " koymuş. Akibeti ne olur bilmem.Reytingler ne olur?Sonuna kadar saçmalamadan gelebilirler mi? Oyunculara şöyle bir baktım da özellikle mi kumral, renkli gözlü oyuncu kullanmışlar anlamadım.Aynı tadı vereceğini hiiiiç beklemesem de bu hafta bir göz atmayı düşünüyorum.İzlemek isteyenler için salı saat 20.30'da fox tv'yi açmanız yeterli.(reklam gibi oldu)





                                                                               ******

Bu kardeşlere bayılıyorum, bu aralar favorim...Büyüyünce Kore'nin Popstarı olacaklar :)



8 Mart 2013 Cuma

Flower Boy Next Door



Evini dünyası haline getirip dışarı adımını atmayan bir kız ve komşuları arasında geçen sıcak bir hikaye.Kızın sıcak olduğu felan yok tabi, asıl sıcak olan komşular :)
Dizi de bi F4 daha yaratma çabası söz konusu olsa da aman aman bi 4'lü bulunamamış maalesef.Bu dörtlü biraz toplama olmuş.Ek kontenjandan 5'e çıkarmaya çabalasalar da cık :)


Park Shin Hye kendi halinde evinden çıkmayan bir editörü canlandırıyor.Hayat ona çok acımasız davranmış, o da kendini eve hapsetmiş.Bu  "acımasız davranma" kısmına daha sonra tekrar değineceğim.Ama bu kız da da nasıl bir aura varsa artık; You Are Beautiful da kendisine hep beraber gıcık olmuştuk.Kendisini pek güzel bulmam, vasat bir kız bence.Malum dizide de gökte uçan erkek karga bilem aşık olmuştu kıza.Burda da aynı durum söz konusu.Yalnız 401 numara 10 kaplan gücün de olduğundan artık dur diyorum kendisine.






Yoon Shi Yoon nam-ı değer Enrique beni koreli sevimli erkek tipinden resmen soğuttu.Onu öyle ağzı burnu büzüşmüş, salak salak şebeklikler yaparken gördükçe midem kalktı resmen.Bir kere hiiç uyumlu bir çift olmadılar Go Dok Mi(Park Shin Hye)'le.Şu tipe bak ya, kız gitti buna aşık oldu resmen peh!









Bu kadar laftan sonra tabi ki tahmin etmişsinizdir gözdemi :)  Kim Ji Hoon nam-ı değer 401 numara.Kendisin en iyi ikinci erkekler top listemde I Need Romance 2012'de ki Kim Ji Suk'u tahtından iki numaraya indirip, birincilik koltuğuna oturdu.(Kusura bakma Kim ji Suk'cum, Kim ji Hoon tam 3 yıl kıza aşık, söyleyemeden beklemiş.Tabi ki o hak ediyor)Nedir bu Kim'lerin başına gelen? Bu Kore stili senaryolara sinir olmaya başladım, hep iyi erkekler reddediliyor yahu!







Ama dizide ki diğer bir gözdem tabi ki webtoon editörü Kim Seul Gi.Bu kıza bayıldım.Onu izlerken kendimi gördüm sanırım.Sürekli çalışan,bağırarak konuşan, iş yerinde yemek yiyen, sandalyesinde uyuyan bi tip.Sanırım bir evi yoktu :D Gözlerinin altında ki mor halkalarsa onu daha bi sevmeme neden oldu.Çok komik bir tipti.Hele Kim Ji Hoon'un onu yalnızlıktan kurtarmak için verdiği tüyolar, kızcağızın da not alması koptuğum andı.Neydi o maddeler;

1- Alçak sesle konuş ki insanlar sesini duyabilmek için sana yaklaşabilsin
2-Saçını yıka ki çok dağınık görünme, insanlar sana yaklaşınca çiçek gibi güzel kokarsın!
3-Üçüncü var mıydı emin değilim...Ben yaşlı bir kadınım bu kadarının bile aklımda kalması mucize.


Ne demek istediğimi pekiştirmek için buyrun efem.Bu video herşeyi anlatacaktır sanırım



Aaa bir de Enrigue'nin ilk aşkından bahsetmeden geçemeyeceğim.Aman aman bir rol değildi.Her zaman ki yapışkan kız tipiydi ama çok güzel bir kızdı yahu.İlk kez izledim ve umarım yakında bir başrolü olur  da doya doya izleriz.


   
  Ama ama  ama ne olmadı?


  • Kore de şu abartma olayı var ya ne olacak bilmiyorum.Enrique ilk oyununu 10 yaşında yazmış, çok zeki yakışıklı mükemmel biri .Bööğğğğğğ midem kalktı.Bıktık artık bu başrollerden.
  • 401 beyefendi aslen zengin bir şirket sahibinin kayıp oğlu.Hayalleri için paradan vazgeçip, orta direk bir hayatı seçmiş.Malum esas kızı seven herkes mükemmel olmalı.Tekrar bi böööğğğğğğğğğğğğğ!
  • Go Dok Mi nin uyduruk dramı.Hadi ama hakikaten uyduruktu.Bekliyorum kız kendini eve niye kapattı diye, öyle bir sebep çıktı ki inanamadım.Sebebi öğrendiğimde hala asıl bir neden vardır canım, bu değildir diye bekliyordum ama umduğum olmadı.Neydi o kendini hapsetmesinin nedeni?Anne babasının ayrılması - bunu anladım yine biraz biraz - ve lisede aşık olduğu öğretmeniyle dedikodularının yayılması - bu ne ya şimdi?- Bu kısmı biraz zayıf olmuş, insan daha bir dram bekliyor.Ne dramlar gördük bu biraz çerez kaldı yani.
  • Tamam kızı asosyal, nevrotik bir tip yaptınız ama o tutumluluk olayı da neydi?Doğalgazı açmayın, montlarınızla oturun, yatarken sıcak su dolu şişeler kullanın, ısınmanıza yardımcı olur.Aman sabah su soğuyunca sakın atmayın.Dişlerinizi fırçalar, kalanıyla da tuvalete gidersiniz.Töbe töbe, yok artık daha neler.Uygulayacam bu ay bakalım fatura ne kadar gelecek :D


İşin özü ben tvN dizilerinin severim,  daha bi samimi gelir bana.Özellikle bölüm süreleri kısa olması ayrı bir güzellik benim için.Şimdiye kadar izlediğim tvN dizileri arasında en vasatı buydu.Aman hakkını yemiş olmayayım.Biraz Bizimkiler tadı da bırakmıyor değil damakta.İzlemek isteyenler için şimdiden iyi seyirler...  :)










































F5 :)

2 Mart 2013 Cumartesi

MİM : 10+1




Nasılsa ömrüm yetmez diyerek, gelecek yüzyıl yazarım diye ertelediğim bir mimim vardı benim.İşin özü bu mim sayesinde bloga uğrama hevesim kırıldı, bi şey yazıyım diyorum önce mimi yazmalıyım diye zorluyorum kendimi.(Ne alakaysa!)Arkadaşlar ilan ediyorum burdan, beni öyle börtü böcekli mimler dışında mimlemeyin :) Bu ne ya?11 soru, 11 gerçek.Allahdan mimlenecek kimse de kalmadı da bir 11 soru hazırlama zahmetinden kurtuldum.Tembelim işte napim :)

Şimdi asiruhun hazırladığı sorularla başlayalım,

1- Sadece içine dahil olmadan tv izler gibi izleme şansın olsa geleceğe mi yoksa geçmişe mi birkaç günlüğüne gitmek isterdin ?

Geçmiş, geçmiştir aslında ama geleceğe gidecek kadar cesur değilim maalesef.Çocukluğuma gidip etrafı şöyle bir kolaçan ederdim sanırım.


2-Çok sevdiğin bir yerde yalnız tatil yapmak mı yoksa bulunmaktan hoşlanmadığın bir yerde sevdiğin kişilerle olmak mı?

Nasıl bir kafa, nasıl bir psikoloji ben de kendimi çözemedim ama inanın insan yüzü görmek istemiyorum artık.Yalnızlık istiyorum birazcık!!!

3-Sevmek mi sevilmek mi önemli sence?
 
İkisi de biraz biraz.Şimdi şöyle söyleyim ; ben azcık sevgi açıyımdır.Hep sevilmek daha da sevilmek isterim.Ama şöyle bir gerçek de var ki, ben de sevgimi belli edemeyenlerdenim.İşler tam da bu nokta da hep düğümleniyor.

4-Türk halk müziği mi Türk sanat müziği mi ?

Halk müziği.

5-Hangi ülkede yaşamak isterdin?

Avustralya. Koreyi de merak etmiyor değilim tabii, ama yaşamak istemezdim herhalde.

6-Hangi tarz müzikten hoşlanırsın?

Yaw aslında klasik müzik dinlerim.Çok pis de keman çalarım . (Her ne kadar keman kutumun üstünde beş karış toz olsa da!) Popüler neyse onları da dinlerim çoğunlukla.
  
7-En sevdiğin oyun nedir?

Şimdi buraya sek sek felan mı yazacak, yoksa bilgisayar oyunu mu? Ben en son tv'den oynadığımız mario'larda kaldım da o bakımdan :(

8-En çok nasıl eğlenirsin?

Arkadaşlarla kız kıza takıldığımız akşamlar favorimdir.Değmeyin keyfime.İş, eş, çocuk yok.Ooooooo daha ne diyim.Her ne kadar sürekli telefon çaldı, çalacak korkusu yaşasam da acayip eğleniyorum.Bir de dramalar var.Boş vakit bulduğumda hemen bir şeyler izlerim. 

9-Klasik tarz döşenmiş bir ev mi modern tarz döşenmiş bir ev mi?

Modern.

10-Sence en önemli meslek hangisi?

Hepsi.Bütün meslekler birbirini tamamlıyor bence.Öyle özellikle önemsediğim meslek yok.Hepimiz birbirimize muhtacız.

11-Blogunun 200 takipçisi olması senin için çok önemli mi?


Yok beee! Zaten bırak 200'ü bu ivme ve yeteneksizlikle 100'ü görebileceğim şüpheli.Sonuçda çok sık güncelleme yapamıyorum ve yazdıklarım da öyle aman aman film eleştirmeni tarzın da da değil.Öyle kendi çapımda takılıyorum.Ama tabi takipçilerime teşekkürü bir borç bilirim.İyi ki varsınız.Bir gün değerimi bilecekler ve siz ilk ben keşfetmiştim diye hava atabileceksiniz!asdfghjklş çok polyannayım çooook!

                                                                   
                                                                                    ****


Vee hakkımda ki 11 gerçeği yazma kısmına geldim sanırım.

1) Sanırım hakkımda 11 gerçek felan yok.

2) Dağınık ama aynı zamanda düzenliyimdir.( ne demekse?)

3) Artistliklere, hava atmalara hiiiç gelemem daha yeni arkadaşı paraladım bu yüzden

4)İnsanları küçük gören, alay edenler yanıma yaklaşamaz.

5)Sivri dilliyimdir, haksızlığa gelemem.

6)Bu nasıl bir gerçek bilemedim ama, söylediğim şeyi iki kere tekrar ettirenden, ikinci tekrardan sonra da 5 saniye yüzüme bön bön bakıp yalandan anladım denmesinden nefret ediyorum.Kısaca ben leb dedim mi karşımda ki lebi demeli.

7)Çok hızlı konuşurum sanırım 6 numaralı şıkkın doğuş nedeni bu !

8)Olayları çok kafama takarım.Kendi kendime kurup kaldırır, geceden uykusuz kalıp hortlak gibi dolaşırım sonra.Ne gerek varsa?

9)Maalesef ki herkes gibi ben de mükemmel değilim.Olmaya çabalar, Çok düzenli çalışırım, o yüzden kimse yanımda barınamaz.Milletin yaptığı işi de beğenmem her şeyi kendim yaparım.Çoook kötü bir huy.Keşke azcık da  ev de böyle olabilsem.

10)İyi bir anne olmak için çok gayret etsem de, iyi bir ev kadını olmadığım aşikar.Ev işleri bir zulum benim için.Hatice ablaa sen olmasan mahvolurdum heralde saolasın :)Oğlum bile evi düzenli gördüğünde direk "Kim yapmış bunu, Hatice teyze mi?" diyor.Sinir oluyorum bee, ben de düzenliyorum sonuçta dimi...

11)Kafa da 40 tilki dolanınca tutuklukda yapabiliyorum haliyle.Çok yorgun olduğum zamanlar isimleri hep karıştırır, genelde de hatırlamam.İsim özürlüyümdür kısaca.Birinin isminin  hafızamda tam oturması için 5-10 karşılaşma, bir araya gelme şart!

Oyyy bitti sanırım.Sırtımdan bir yük kalktı desem yeridir.Bu mimi yazmayan kalmadığı için ne kadar mutluyum anlatamam.Kimsecikler mimlenmeden huzurlarınızdan çekiliyorum.Kalın sağlıcakla...