beethoven virus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beethoven virus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Beethoven Virus / Tutkunun Adı





Ben bu diziyi niye daha önce izlemedim ki?

Bu sorunun cevabını sanırım ben de bilmiyorum.Hep gözüme çarpardı aslında, ama bana  çocukluğumun hafta sonlarını mahveden Akıllı Köpek Beethoven'ı anımsattığı için uzak dururdum.Aslında alakası yok tabi ki de, işte bilinçaltı denilen şey bu olsa gerek!
Diziye başlayınca anladım ki, bu dizi tam bana göre!Bi kere klasik müzik var!Mest olmuş şekilde geçtim PC başına.

Konusu neydi?

Du Ri Mi konservatuar mezunu genç bir keman sanatçısıdır.Geçimini sağlamak için masa başı bir işte çalışmaktadır.Hazırladığı bir proje sayesinde kendi orkestrasını kurma fırsatı eline geçer.Yaşadığı aksiliklerden dolayı beş parasız kalınca orkestrasını amatör müzisyenlerden kurmaya mecbur kalır.İşin kötüsü onları çalıştırmak için gelecek olan şef,  profesyonel müzisyenler beklemektedir.Karşısında ki  derme çatma orkestrayı gören şef çalıştırmak istemez...

Aslında girişi böyle özetleyebiliriz.Bütün konu bu zannediyorsanız, işte orda yanıldınız.Bütün drama konularını tek dizide toplamayı başarmış senarist arkadaşlar.Aşk, ihtiras, hastalık,yoksulluk,hırs...

Kimler oynamış acep?

Kim Myung Min - Bu karakteri tek şey anlatır.Buz! Soğuk, ukala,kendini beğenmiş,kendi dışında herkesi alt tabaka gören, aşırı mükemmeliyetçi bir kişilik.Bütün bunların yanında ben sevdim kendisini nedense.Vallahi ben de kendime inanamadım :D

İlerleyen bölümlerde iç dünyasını görebiliyoruz.''Aslında göründüğü gibi olmayan bir adam'' imajını vermeye çalışmışlar kısaca.Ama o kadar az olmuş ki dozu, sadece bağırışları ,somurtmaları kaldı aklımda :)Bütün bunlara ekleyebileceğim en karakteristik özelliği adamın ses tonu! Bunca zamandır dizi izlerim böylesini görmedim.O nasıl bir konuşma, nasıl bir tonlamadır.Konuştukça eridim.Diyaframına sağlık şef :) Bu özelliğiyle bana Yalan Dünya'dan Hakan Meriçliler'i(Çağatay) anımsattı.Tabi onun gibi çapkınlık peşinde, sevgılım sevgılım diye dolaşmıyo ortalıkta :)



Lee Ji Ah- Nam-ı değer,Du Ri Mi ! Dizi boyunca Do Re Mi, Do Re Mi diye dolaştım ben .Ne isim ama.Kıza en başından beri ısınamadım nedense.Her zaman ki gibi vasat bir kız işte.Ne zaman gördük ki başrolde güzelini.Dizi boyunca Suk'a yeşil ışık yaktı,oynaştı.Bir taraftan da şefi ayartmaya çalıştı.Bir de sürekli bir yerlerden atlama hevesi beni öldürdü.Nerde bir su birikintisi varsa kız içine atlıyo.Buna küvet ve bahçedeki çamaşır leğeni de dahil!








Jang Geun Suk- Oy ben sana ne diyim.Yeteneklimi yetenekli, vefalı mı vefalı, sabırlı mı sabırlı.Aşık, deli bir karakter.Müzik için memuriyetten ayrılmış, idealist genç! Çok güzel trompet çalıyor, fakat onun amacı bir orkestra yönetmek.Evet büyüyünce şef olacak!

Kendisi bir zamanlar polisti efendim.Gittiği seyahatten bir türlü dönmeyen arkadaşının evinde, şefle beraber yaşıyor ve Du Ri Mi 'nin komşusu.Kızımıza sinir olunacak bir şekilde aşık.İyi insan kısaca... :)





Sadece bu kadar mı?

Bütün bunların yanında öyle bir yan karakterler var ki, hepsi birbirinden eğlenceli ve çatlak tipler.Benim favorim ise tikli trompetçi.Sahnelerinde gülme krizi geçirdim.İzleyince göreceksiniz(İzlemediyseniz tabi).Orkestrada ki Dede ile öğrenci flütçü kız arasındaki ilişki de beni çok etkiledi.Bunlara ek olarak viyolensel çalan bir teyze, bir veteriner...  Benim takip edebildiklerim bunlar, kısaca orkestrada yok yok!
                                                                             
                                                                           ***

Bazen bu konser olayını abarttıklarını düşünmedim desem yalan olur.Sürekli bu konser de başarılı olursak orkestraya gireceğiz.O olmadı, şu seçmeler de başarılı olursak kesin...Böylece 18 bölüm boyunca prova, komik sahneler ve harika müzkileri dinlemiş olduk.



Du Ru Mi Neden Gıcık Şefi Seçti?


Diziyi izleyenlerin sinir olacağı bir konu var ki, beni de delirtmedi desem yalan olur.Du Ri Mi neden  Suk'u seçmedi.Her genç kızın rüyası (!) yakışıklılar yakışıklısı Suk bu dizide, alışılmamış bir şekilde tamamen bir kenara itildi dostlar.Ama şöyle durup bir düşününce nedenini anlamak hiç de zor değil.İşte madde madde nedenleri.Yazmasam çatlardım :)

*Bir kere en önemli özellik, gıcıklık! Adam tam bir gıcık, sinir bozucu, ukala...Ve bize bir kez daha kanıtladı ki, Koreli kızlar bu tiplerden hoşlanıyor.Başrol kızımızı ne kadar çok terslersen, hakaret edersen şansın o kadar çoktur  :)

*Ve Suk, senin tabi ki hiç şansın olmaz.Sürekli kızın peşinden dolaştın, iyi davrandın, onu korudun, kolladın , huyun iyi ve sürekli kıza seni seviyorum dedin.Ve bunu söylerken de '' iyi dinle , çünkü sadece bir kez söyleyeceğim'' gibi giriş cümlelerini kullanmadın. Cık, olmaz böyle.Şansın işte bu yüzden çok azdı!

*Para! Üzgünüm ama önemli bir seçenek.Çünkü gıcık şefimizin bol miktarda parası var.Hepimiz biliyoruz ki eğer zengin bir ailenin oğlu, holdinglerin genel müdürü, ünlü bir popçu değilsen başrol kızımızı etkileyemezsiniz.Hep bu tiplere gerçek aşkla bağlanır kızımız.İşte bu maddelere yeni bir tane daha eklenmiş oldu : ''Zengin ve Ünlü Şef ''

*Oysa Suk neydi.Sadece basit bir polis memuru.Sonradan mesleğini de bıraktı ki işsiz güçsüz, hayaller peşinden koşan bir adam oldu.İdealleri olan sadık bir insan.Cık, bu da karın doyurmaz.Sen kaybetmeye mahkumsun canım.Fazla mükemmelsin.

*Vee vee daha da önemlisi, yakışıklı ikinci erkekler her zaman kaybeder! Her ne kadar esas oğlan olarak diziye başlasan da sonlara doğru tamamen ikinciliğe düştün.Kuralımız neydi tekrar hatırlayalım : yakışıklı, iyi kalpli, her zaman karşılıksız seven ikinci erkekler daima kaybetmeye mahkumdur...


Sonuç olarak kendisinden beklemediğim kadar iyi bir dizi.Ödüller toplamış kaliteli bir yapım.İzlerken insan hayallerini ister istemez sorguluyor ve yolun neresinde olduğunu soruyor kendine.Sıkılmama garantisi %100 İzlemeyen varsa izlesin, vakit kaybı olmaz....Hee son olarak şunu ekleyebilirim, önceki yazılarım da da belirttiğim gibi Suk'un adam hallerini izlemek isteyenler için, biçilmiş kaftan :)


24 Nisan 2012 Salı

Jang Geun Seok 'u Adam Etmek!




Günlerdir düşündüm taşındım olmadı.Durdum tırnaklarımı kemirdim yine olmadı.Yok Deniz ben de var bir problem dedim, yapma, yazma! Ama artık dayanamadım.Ellerime hakim olamıyorum.Yazacam işte, napim!



Öncelikle şunu belirtiyim.Bu yeni yetmelerin 'şekil' işlerinden pek anlamayabilirim.Ama mikalzia da görüp beğendiğim şu saç modelini kestirmeyi düşünecek kadar ufku geniş bir insan evladıyım :D Tamam icraat yok, sadece düşündüm kabul.Ama gelin görün ki haklı nedenlerim var:

 1- Devlet memuruyum.Zaten standartlara pek uyduğum söylenemez.Saçlarımı böyle kestirirsem ne olur düşünemiyorum.Bütün hocalar tarafından aforoz edilebilirim.

  2-Beni bu saçla gören hastalarım 'Allahım kimin eline düştük, bundan bize hayır gelmez' diye düşünüp kaçacak delik arayabilirler.Vatana millete hayır olayım ortadan kalkar.

  3-Annemin kalan üç uzun tel saçımı yolma ihtimali...(evet hala ebeveyn korkusu)

Bu maddeler arasında takıldığım yalnız ikinci madde olduğundan bu icraatımı gerçekleştiremedim.Bakalım kısmet ne zamana?

Şimdi bu uzun girişten sonra asıl amaca gelelim.Günlerdir içimde tuttuğum asıl konu Jang Geun-Seok ! Bu aralar geç de olsa birden bir aydınlanma yaşayıp Beethoven Virus izlemeye başladım.Başlamaz olaydım, ne göreyim.Başlangıcım tamamen tesadüf oldu -onu sonra yazarım- oyunculara falan bakmadan direk izleyim dedim.Ya bu trompetçiyi gözüm bi yerden ısırıyo, kim bu, tanıdım tanıycam diyorum. Geun Seok diyorum.Yok canım ne alaka oluyorum.Sonunda dayanamadım baktım oyunculara hakikaten, benim o değildir dediğim adam ya!Bir insan evladı şu geçen 4 yıl içinde ancak bu kadar değişir.Ki gelin görün ki bu değişim pek de pozitif bir değişim değil benim gözümde.Yavrum nasıl kıydın sen o güzelliğe!Tamam tarz yapayım demişsin,saç baş öyle tuhaf haller anladık.Niye böyle bideri bi kemik kaldın bakim.Para kazandıkça aç mı saklıyolar seni?Şu halini görmeseydim, bu kadar dokunmazdı eminim.




Bu çocuğun yeri hep arada kalmıştır gözümde.Ne bilim fazla feminen, aşırı süslü, sürekli kürkler içinde.Yaw itiraf edelim çocuğun yaptığı göz makyajını henüz bir koreli kızda göremedim.O ne sürme öyle yaa, bu kadar da abartma kardeşim.Bir türlü yıldızım barışmadı kendisiyle, eminim o da pek üzgündür bu durumdan(!)

Beethoven Virus izleyenler bilir.Dizide yetenekli bir trompetçiyi canlandırıyor.Ama o kadar farklı ki.Bütün bu saydığım kötü özellikleri atın bir kenara,  sevimli, hatta yakışıklı diyebileceğimiz bir Jang var karşımızda.Tamam ukalalık ettim, yakışıklı.Duruşunu bilen, maskülen...Bakınca heh bu esas oğlan diyorsun en azından.Len kim bu?Ne iş yapar? diye düşüncelere dalmıyorsun.Gözlerim bayram etti valla.Ne şeker şeymişsin sen dedim (sevgili eşim buraları okumadığını varsayıyorum, çok fena gaza gelmiş bulunmaktayım).Böyle bir güzellik varken niye bizi öyle kahkülleri yüzünden eksik olmayan, çıt kırıldım halleri izlemeye mecbur ediyosun.Yakışıyor mu sana?You Are Beautiful' u izledikten sonra ortaya attığım; bu çocuk saçlarını kestirmeli tezim, Beethoven Virusu gördükten sonra netlik kazandı artık bir teorim var!Deniz teoremi;Jang Geun Seok saçlarını kestirmeli ve en az 4 kilo almalı(ekranlar 5 kilo fazla gösteriyo onu da hesaba kattım).

Hatta bir adım ileri gidip bir imza kampanyası başlatsam mı diye düşünmedim değil.Evet haydi çekik sever dostlar birlik olalım, sesimizi duyuralım.Gün birlik olmak günüdür.Sen sesini çıkarmazsan, ben çıkarmazsam kim bu çocuğu yola getirecek?(Muhtarlığa aday mı olsam ne bu hitap olayını çözdüm gibi :) ) Şaka bir yana, karşılaştırın buyrun.









Tahmin edildiği üzere Beethoven virus de ki halleri.Bakın şunun şekerliğine...



Horoz modeli



Kahküllü halleri


yolunmuş kısım


Ceketiyle uyumlu olsun diye pembe ok koydum, maksat yeşillik olsun:)Tahmin edildiği üzere bu da, Love Rain de ki hali.Bu aşamaya öyle kolay gelmedi tabi.Öncelikle You are My Pet de kavruldu, Mary Stayed Out All Night de pişti, Love Rain de dibi tuttu.Bir sonraki projesini hayal edemiyorum.

 Efendim, tamamen taraflı olan yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayım.Bir adam ancak bu kadar 'tü kaka' edilir.Yorumlarınızı eksik etmeyin emi.