love rain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
love rain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2012 Cuma

Love Rain Part 2 / Kırılsın Şemsiyem



Öncelikle şunu söylemeliyim.Böyle bir yazı yazmaya hiç ama hiç niyetim yoktu.Ama baktım Bloguma hala Love Rain yazısı ve Suk için gelenlerin sayısı oldukça fazla Suk ne zaman dizi çekecek? Reytingleri nasıldı? Suk gay mi? gibi başlıklarla bloguma ulaşılıyor.Dedim ergen Suk'çuların başı dertte, bu konuya el atmalıyım.Ben de yazmaya karar verdim.Önce ergenlerimizin meraklarını giderelim.

Love Rain reytingleri- Bunu merak eden arkadaş, sana ne diyim bilemedim şimdi.Yayından kaldırılacak diye mi endişelendin?Kore'de öyle bir yöntem yok.Bak bitiridiler diziyi sağ salim.Zaten hepi topu 20 bölüm.

Suk ne zaman dizi çekecek?-Şimdilik öyle bir planı yok.Almış eline bir CD Asyayı tavaf ediyor kendisi.Bakalım kış için bir proje belki ama netlik kazanmadı.(Umarım kimse ciddiye almaz, gören de beni menajeri falan zannedecek)

Suk gey mi acaba?  - O kadar ilgim yok maalesef, bilemedim şimdi.Ama kızlarımızın çok merak ettiği kesin.Şüphelenmiyorum da değil hani.

Suk Im Yoon  tipli kızlardan mı hoşlanıyor? - Evet yanlış okumadınız "tipli". Bir önce ki soruya elle tutulur bir cevap bulamamış olan arkadaşımız artık son umut "gay olmasın da ne yapalım Im Yoon Ah da olur" diyerek bunu araştırmaya kalkmış sanırım :)



Bu kısa soru-cevap olayının ardından Love Rain'e dönebiliriz.İlk yazıyı yazdığımda 13. bölüm yeni yayınlanmıştı.Kalan 7 bölüm ne mi oldu?

Diziyi izlemeyenler, izlemeyi düşünenler okumayın lütfen!


   Aslında şaşıracağımız vay be diyeceğimiz pek de bir şey olmadı.


*Seo Joon ( Suk )  aşkını babasına itiraf etti.Baba da  beklenildiği gibi "babalık" yaptı.Evlenmekten vazgeçti.Günlerce acılar içinde kıvrandı.Kendini alkole verdi.Kimselere birşeycikler diyemedi.Kısaca kendini paraladı.


*13. bölüm hastahane hastahane dolaşan annenin sırrı çözüldü.Kör olacakmış, hastalığını herkezden gizlemiş! Böylelikle kendini paralayan adama sevdiği kadını görmek için bir neden bulunmuş oldu.Alkolü bıraktı.Kendini gönüllü hasta bakıcılığa atadı.


*Seo Joon ( Suk ) ve Ha Na(Yoon Ah) sayamadığım kadar birleşip ayrıldı.Kızcağız her seferin de vicdanına yenik düştü.Suk kendini paraladı. Yoon Ah kan tükürdü, "kızılcık şerbeti ile sojuyu karıştırmıştım o dokundu heralde" dedi.İçine ata ata bitab düştü ve böylelikle dramalarda sürekli yemek yiyip zayıf kalan obur başrol geleneğini yıkmayı başardı.Zayıftı, çünkü gerçekten bir şey yemiyordu!


*Tahmin edildiği üzere sevimli doktorumuz Kim Si Hoo babasının geleneğini devam ettirdi.Ha Na'ya aşık oldu.Ama bunu son bölüme kadar itiraf etmedi.Son bölüm de de itiraf eder gibi oldu Ha Na anlamadı.Ya da "çok safım, anlamadım" numarası yaptı ki, bende ikinci seçenek daha ağır basıyor.


*Son olarak, gelenek bozulmadı, araya bir "Amerikaya eğitime gitme" sıkıştırılmaya çalışıldı ki sanırım bu 18. bölüm felandı.Yoksa 19 muydu?Neyse, işte o an yok artık dedim.Yazarlar sizin topunuzu biraraya getirip...Yaratıcı Senaryo Yazımı dersleri felan vermek lazım.Ne oldu siz ne yapacam sandınız.Cık cık çok ayıp :)


*Sonuçta herkes birbirine kavuştu.Hatta bir çift resmen evlendi ki zaten ancak bu olabilirdi.Anne- Baba Amerika'da yaşamaya devam etti.Bahaneleri kadının tedavisi oldu.Mutlu son!

Anlayamadım!


*Kim Si Hoo'nun aile dostu mu yoksa akrabası mı olduğunu anlayamadığım şahsiyet diziye neden girdi?Bir ara Ha Na'ya aşık olur gibi oldu.Gitti Suk'un peşinde opaa oppa diye gezen kıza aşık oldu.Ee ne oldu?Tek yaptığı bahçe sulamak ve millete beni hatırladın mı? demek oldu.Gereksiz bir karakterdi bence.


*"O kızla birlikte olamazsın, benim cesedimi çiğnemen lazım" diyen Suk'un fettan annesi, birden melek oldu.Gelinini pek sevdi.Çok ani oldu şokunu atlatmam yaklaşım 5 dk sürdü :)


Her şeye rağmen izlemeli mi? Evet bence izlemeli.Yani bütün bu yazdıklarım dizinin tuzu, biberiydi zaten.Bunlar olmasa dramalar, drama olur muydu?


Hey sen! Ne dedim ben? Diziyi izlemeyen okumasın demedim mi? Bak hala okuyo!  :)

Biraz foto servis...











                  

10 Mayıs 2012 Perşembe

Love Rain / Nerde Benim Şemsiyem?




Bu aralar kendimi Suk dizilerine adamış bulunmaktayım, hayranı olduğumdan değil tabii.Tamamen rastlantı.Ama sonunda sıkı bir fanı olursam şaşmayın.Çünkü Beethoven Virusle eş zamanlı izleyince etkilenmem diyen yalan der :) Ama bu aralar deli bir şekilde dizi izlediğim için benim algıda bir tutukluk olmaya başladı.Yavaş yavaş kafayı sıyırıyorum galiba.Avrupa Yakasında Makbule, aşırı dozda dizi yüzünden kafayı sıyırmıştı bir bölümde.Diziyle, yaşamı karıştırmış, amcasını Yaprak Dökümündeki Ali Rıza Bey falan zannediyodu.Heh, işte tam o moddayım.Her yerde Suk görür oldum :)

Lafı fazla dolandırmadan konuya gelecek olursak.Aslında herkes biliyor ama tekrarlamakta fayda var :) 70'li  yılların saf aşkları ile, günümüz aşklarını karşılaştırıyor dizi.Nasıl mı?Bunun için enteresan bir yol izlemişler.Aslında bizim yeşilçamda sık kullanılmış bir şekilde.70'li yıllarda aşk yaşayıp kavuşamamış aşıkların çocukları,günümüzde bir birlerine aşık oluyorlar efendim.Tabi ki de geçmişten bir haber.

Dizi hakkında çok atıp tutmaya gerek yok, çünkü daha bitmedi malum.Ama başlangıcı, yani epeyce yavaş ilerleyişi beni biraz soğuttu.Çok geç günümüze ulaşabildiler.Yaklaşık 5. bölümde felan.Kızın verem olması, köh köh öksürüp kan tükürmesi, Koreyi bilmem ama bizim için klişe.Bu yüzden olsa gerek Kore'de de beklediği reytingi alamamış.Oysa ki Türkiye'de ki reytingleri ölçseler böyle problemleri olmazdı :) En büyük rakibi Lights and Shadows adlı yapım ki -kaliteli bir iş gibi geldi bana- oyuncularına bakılırsa,  Kore'de ki oppacı gençlik dizi falan izlemiyor. Ama şimdi Love Rain de toparladı sanırım.İşin içine Suk'un şimdi ki tarz halleri girince(70'lerde pek yavandı), kim kimin çocuğu, öğrendi öğrenecekler derken, reyting derdi de ortadan kalkmıştır.




Dizide Suk'a Im Yoon Ah kardeşimiz eşlik ediyor, kardeş diyorum çünkü henüz 90 doğumlu.Çok genç olmasına rağmen -göz altı torbalarını saymazsak- fena bir oyunculuk sergilemiyor.Artık biliyoruz ; Koreli oyuncular işi setlerde öğreniyor ki, kızımızın aslen şarkıcı olduğunu belirtirsem ne demek istediğimi anlayacaksınız :)

Ama benim favorim Suk'un babası rolünde ki şahıs ki adını bilemedim şimdi..Deli aşık rolünün hakkını veriyor.Karizmatik bir tip.Suk'un yaşlanınca böyle olacağını zannetmiyorum.Yönetmen torpil yapmış bence :) Son bölümde (13. bölüm)  bir evlenme teklifi var ki, mest olmuş bir şekilde izledim.Sonunda kendime geldiğimde salyalarımı siliyordum :)




''Şu ayak izlerine bak.Sence de sevimli değil mi?
 Umarım seninle yürümeye devam ederim; yalnız kalmadan, mutlu bir şekilde.Evlenelim.... ''

 Vee Deniz'i yerden kazırlar.Böyle yazınca kulağa pek hoş gelmiyor tabi, daha güzellerini de gördüm aslında ama ne bilim bu da güzeldi be!

                                                                                ***

Şimdi elimizde bir adet Aşık Çift 1 (anne-baba), Aşık Çift 2 (oğul-kız) mevcut(Daha aşk dörtgenlerini çözememişken bu fazla değilmi ya!).Yani Aşık Çift1, Aşık Çift 2' den haberdar olursa ne olacak?Çocukları için aşklarından vazgeçebilecekler mi? Çocuklar, Aşık Çift 1 için vazgeçmiş görünüyor.Ama ne kadar bu duruma katlanabilecekler?Ya da alan memnun satan memnun, herkes kavuşacak mı?( Buna %40 ihtimal veriyorum) Bu soruların cevabını ilerleyen bölümlerde göreceğiz elbet.Zaten zurnanın da 'zort' dediği yerler bunlar.


Ama diğer yandan Seo Joon ( Suk ) ve Ha Na(Yoon Ah)' ya üzülmüyorum desem yalan olur.Ne olacak bilemiyorum, arada kaldım.Herkesin her şeyi bilip susma huyu devam ediyor.Herkes olaylardan haberdar ama kimse kimseye çaktırmıyor.Tek umudum sen kaldın doktor, kurtar şu garipleri.Tabi sen de Ha Na'ya aşık olmazsan, ki elin kulağında oldun olacan, senin de kaderin babana benzeyecek :)




                                                                                ***

Dizilerimizin olmazsa olmazı; sarhoş kızı, sırtta taşıma olayı :)




Suk'a torpil geçeyim bari





Yazık sana yavrum be, dünyada kız mı kalmadı gittin kimi buldun.Öyle hana, dül, se (1,2,3) diye saymakla olmuyormuş bu işler.Gördün mü bak ne hale geldin.Cık cık üzülüyorum bu hallerine.




24 Nisan 2012 Salı

Jang Geun Seok 'u Adam Etmek!




Günlerdir düşündüm taşındım olmadı.Durdum tırnaklarımı kemirdim yine olmadı.Yok Deniz ben de var bir problem dedim, yapma, yazma! Ama artık dayanamadım.Ellerime hakim olamıyorum.Yazacam işte, napim!



Öncelikle şunu belirtiyim.Bu yeni yetmelerin 'şekil' işlerinden pek anlamayabilirim.Ama mikalzia da görüp beğendiğim şu saç modelini kestirmeyi düşünecek kadar ufku geniş bir insan evladıyım :D Tamam icraat yok, sadece düşündüm kabul.Ama gelin görün ki haklı nedenlerim var:

 1- Devlet memuruyum.Zaten standartlara pek uyduğum söylenemez.Saçlarımı böyle kestirirsem ne olur düşünemiyorum.Bütün hocalar tarafından aforoz edilebilirim.

  2-Beni bu saçla gören hastalarım 'Allahım kimin eline düştük, bundan bize hayır gelmez' diye düşünüp kaçacak delik arayabilirler.Vatana millete hayır olayım ortadan kalkar.

  3-Annemin kalan üç uzun tel saçımı yolma ihtimali...(evet hala ebeveyn korkusu)

Bu maddeler arasında takıldığım yalnız ikinci madde olduğundan bu icraatımı gerçekleştiremedim.Bakalım kısmet ne zamana?

Şimdi bu uzun girişten sonra asıl amaca gelelim.Günlerdir içimde tuttuğum asıl konu Jang Geun-Seok ! Bu aralar geç de olsa birden bir aydınlanma yaşayıp Beethoven Virus izlemeye başladım.Başlamaz olaydım, ne göreyim.Başlangıcım tamamen tesadüf oldu -onu sonra yazarım- oyunculara falan bakmadan direk izleyim dedim.Ya bu trompetçiyi gözüm bi yerden ısırıyo, kim bu, tanıdım tanıycam diyorum. Geun Seok diyorum.Yok canım ne alaka oluyorum.Sonunda dayanamadım baktım oyunculara hakikaten, benim o değildir dediğim adam ya!Bir insan evladı şu geçen 4 yıl içinde ancak bu kadar değişir.Ki gelin görün ki bu değişim pek de pozitif bir değişim değil benim gözümde.Yavrum nasıl kıydın sen o güzelliğe!Tamam tarz yapayım demişsin,saç baş öyle tuhaf haller anladık.Niye böyle bideri bi kemik kaldın bakim.Para kazandıkça aç mı saklıyolar seni?Şu halini görmeseydim, bu kadar dokunmazdı eminim.




Bu çocuğun yeri hep arada kalmıştır gözümde.Ne bilim fazla feminen, aşırı süslü, sürekli kürkler içinde.Yaw itiraf edelim çocuğun yaptığı göz makyajını henüz bir koreli kızda göremedim.O ne sürme öyle yaa, bu kadar da abartma kardeşim.Bir türlü yıldızım barışmadı kendisiyle, eminim o da pek üzgündür bu durumdan(!)

Beethoven Virus izleyenler bilir.Dizide yetenekli bir trompetçiyi canlandırıyor.Ama o kadar farklı ki.Bütün bu saydığım kötü özellikleri atın bir kenara,  sevimli, hatta yakışıklı diyebileceğimiz bir Jang var karşımızda.Tamam ukalalık ettim, yakışıklı.Duruşunu bilen, maskülen...Bakınca heh bu esas oğlan diyorsun en azından.Len kim bu?Ne iş yapar? diye düşüncelere dalmıyorsun.Gözlerim bayram etti valla.Ne şeker şeymişsin sen dedim (sevgili eşim buraları okumadığını varsayıyorum, çok fena gaza gelmiş bulunmaktayım).Böyle bir güzellik varken niye bizi öyle kahkülleri yüzünden eksik olmayan, çıt kırıldım halleri izlemeye mecbur ediyosun.Yakışıyor mu sana?You Are Beautiful' u izledikten sonra ortaya attığım; bu çocuk saçlarını kestirmeli tezim, Beethoven Virusu gördükten sonra netlik kazandı artık bir teorim var!Deniz teoremi;Jang Geun Seok saçlarını kestirmeli ve en az 4 kilo almalı(ekranlar 5 kilo fazla gösteriyo onu da hesaba kattım).

Hatta bir adım ileri gidip bir imza kampanyası başlatsam mı diye düşünmedim değil.Evet haydi çekik sever dostlar birlik olalım, sesimizi duyuralım.Gün birlik olmak günüdür.Sen sesini çıkarmazsan, ben çıkarmazsam kim bu çocuğu yola getirecek?(Muhtarlığa aday mı olsam ne bu hitap olayını çözdüm gibi :) ) Şaka bir yana, karşılaştırın buyrun.









Tahmin edildiği üzere Beethoven virus de ki halleri.Bakın şunun şekerliğine...



Horoz modeli



Kahküllü halleri


yolunmuş kısım


Ceketiyle uyumlu olsun diye pembe ok koydum, maksat yeşillik olsun:)Tahmin edildiği üzere bu da, Love Rain de ki hali.Bu aşamaya öyle kolay gelmedi tabi.Öncelikle You are My Pet de kavruldu, Mary Stayed Out All Night de pişti, Love Rain de dibi tuttu.Bir sonraki projesini hayal edemiyorum.

 Efendim, tamamen taraflı olan yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayım.Bir adam ancak bu kadar 'tü kaka' edilir.Yorumlarınızı eksik etmeyin emi.