Google+ Followers

10 Mayıs 2012 Perşembe

Love Rain / Nerde Benim Şemsiyem?




Bu aralar kendimi Suk dizilerine adamış bulunmaktayım, hayranı olduğumdan değil tabii.Tamamen rastlantı.Ama sonunda sıkı bir fanı olursam şaşmayın.Çünkü Beethoven Virusle eş zamanlı izleyince etkilenmem diyen yalan der :) Ama bu aralar deli bir şekilde dizi izlediğim için benim algıda bir tutukluk olmaya başladı.Yavaş yavaş kafayı sıyırıyorum galiba.Avrupa Yakasında Makbule, aşırı dozda dizi yüzünden kafayı sıyırmıştı bir bölümde.Diziyle, yaşamı karıştırmış, amcasını Yaprak Dökümündeki Ali Rıza Bey falan zannediyodu.Heh, işte tam o moddayım.Her yerde Suk görür oldum :)

Lafı fazla dolandırmadan konuya gelecek olursak.Aslında herkes biliyor ama tekrarlamakta fayda var :) 70'li  yılların saf aşkları ile, günümüz aşklarını karşılaştırıyor dizi.Nasıl mı?Bunun için enteresan bir yol izlemişler.Aslında bizim yeşilçamda sık kullanılmış bir şekilde.70'li yıllarda aşk yaşayıp kavuşamamış aşıkların çocukları,günümüzde bir birlerine aşık oluyorlar efendim.Tabi ki de geçmişten bir haber.

Dizi hakkında çok atıp tutmaya gerek yok, çünkü daha bitmedi malum.Ama başlangıcı, yani epeyce yavaş ilerleyişi beni biraz soğuttu.Çok geç günümüze ulaşabildiler.Yaklaşık 5. bölümde felan.Kızın verem olması, köh köh öksürüp kan tükürmesi, Koreyi bilmem ama bizim için klişe.Bu yüzden olsa gerek Kore'de de beklediği reytingi alamamış.Oysa ki Türkiye'de ki reytingleri ölçseler böyle problemleri olmazdı :) En büyük rakibi Lights and Shadows adlı yapım ki -kaliteli bir iş gibi geldi bana- oyuncularına bakılırsa,  Kore'de ki oppacı gençlik dizi falan izlemiyor. Ama şimdi Love Rain de toparladı sanırım.İşin içine Suk'un şimdi ki tarz halleri girince(70'lerde pek yavandı), kim kimin çocuğu, öğrendi öğrenecekler derken, reyting derdi de ortadan kalkmıştır.




Dizide Suk'a Im Yoon Ah kardeşimiz eşlik ediyor, kardeş diyorum çünkü henüz 90 doğumlu.Çok genç olmasına rağmen -göz altı torbalarını saymazsak- fena bir oyunculuk sergilemiyor.Artık biliyoruz ; Koreli oyuncular işi setlerde öğreniyor ki, kızımızın aslen şarkıcı olduğunu belirtirsem ne demek istediğimi anlayacaksınız :)

Ama benim favorim Suk'un babası rolünde ki şahıs ki adını bilemedim şimdi..Deli aşık rolünün hakkını veriyor.Karizmatik bir tip.Suk'un yaşlanınca böyle olacağını zannetmiyorum.Yönetmen torpil yapmış bence :) Son bölümde (13. bölüm)  bir evlenme teklifi var ki, mest olmuş bir şekilde izledim.Sonunda kendime geldiğimde salyalarımı siliyordum :)




''Şu ayak izlerine bak.Sence de sevimli değil mi?
 Umarım seninle yürümeye devam ederim; yalnız kalmadan, mutlu bir şekilde.Evlenelim.... ''

 Vee Deniz'i yerden kazırlar.Böyle yazınca kulağa pek hoş gelmiyor tabi, daha güzellerini de gördüm aslında ama ne bilim bu da güzeldi be!

                                                                                ***

Şimdi elimizde bir adet Aşık Çift 1 (anne-baba), Aşık Çift 2 (oğul-kız) mevcut(Daha aşk dörtgenlerini çözememişken bu fazla değilmi ya!).Yani Aşık Çift1, Aşık Çift 2' den haberdar olursa ne olacak?Çocukları için aşklarından vazgeçebilecekler mi? Çocuklar, Aşık Çift 1 için vazgeçmiş görünüyor.Ama ne kadar bu duruma katlanabilecekler?Ya da alan memnun satan memnun, herkes kavuşacak mı?( Buna %40 ihtimal veriyorum) Bu soruların cevabını ilerleyen bölümlerde göreceğiz elbet.Zaten zurnanın da 'zort' dediği yerler bunlar.


Ama diğer yandan Seo Joon ( Suk ) ve Ha Na(Yoon Ah)' ya üzülmüyorum desem yalan olur.Ne olacak bilemiyorum, arada kaldım.Herkesin her şeyi bilip susma huyu devam ediyor.Herkes olaylardan haberdar ama kimse kimseye çaktırmıyor.Tek umudum sen kaldın doktor, kurtar şu garipleri.Tabi sen de Ha Na'ya aşık olmazsan, ki elin kulağında oldun olacan, senin de kaderin babana benzeyecek :)




                                                                                ***

Dizilerimizin olmazsa olmazı; sarhoş kızı, sırtta taşıma olayı :)




Suk'a torpil geçeyim bari





Yazık sana yavrum be, dünyada kız mı kalmadı gittin kimi buldun.Öyle hana, dül, se (1,2,3) diye saymakla olmuyormuş bu işler.Gördün mü bak ne hale geldin.Cık cık üzülüyorum bu hallerine.




Hiç yorum yok: